Olimpos’un ilginç bir tarihi vardır.Bu tarih Olympos için ilgi çekici ve Olympos’un Yanartaşlarının sırlarını ortaya koymaktadır.Rivayete göre geçmişte av partisinde olan Argos Kralının oğlu yanlışlıkla kardeşini öldürünce babası bulunduğu yerden uzaklaştırmış. Daha sonra Bellerophontes ege denizi aşarak Anadolu’ya ulaşır.
Burada yaşamaya başlayan
Bellerophontes, Burada bulunan kralın hizmetkarlığını yapmaya başlar.Kralın
karısı Bellerophontes’tan etkilenerek ona sahip olmak ister fakat
Bellerophontes onurlu birisi olduğundan karşı çıkar.Bunun üzerine Krala
giderek Bellerophontes hakkında iftirada bulunur.

Kral öldürmek yerine;mektubu getiren bu gencin öldürülmesini
isteyen bir yazıyla mektup yazar ve bunun kayınpederine ulaştırmasını ister
Bellerophontes’dan.Mektubu yerine ulaştıran Bellerophontes öldürülmek yerine
ona çok zor olan bir görev verilir.Tahtalıdağ da yaşayan başı arslana,ortası
keçiye ve arkası da yılana benzeyen ve ağzından alev püsküren bu yaratığın
başını ister Bellerophontes’dan. Bellerophontes bu görevi alır ve yola
koyulur. Yolda kanatlı bir at görür ve yakalar ve ejderhanın yaşadığı yere
doğru uçar.
Ejderhanın yaşadığı yere
ulaşan Bellerophontes dağın zirvesinde ejderhayı takip etmeye
başlar.Silahlarını hazırlar ve ejderha ile savaşa başlar yayından çıkan ucu
kurşunlu okları ejderhanın ağzından sokmayı başarır. Ejderha kısa bir sürede
ölür fakat ağzından çıkan alevler devam eder.Ejderhanın ölümünden sonra bile
bulunduğu yerden alevler yanmaya devam eder.Yanartaş Çıralı da yanan alevlerin
sırrı bu diye anlatılır.

Olimpos çok önceleri Bizans hakimiyeti altında
olan hareketli olan bir yerdir.Osmanlıların deniz üzerindeki hakimiyeti
artınca buraları Osmanlılara geçmiştir.Ve Anadolu topraklarına katılmıştır.